11 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, enerji depolama sistemlerinde kullanılan belirli Lityum Demir Fosfat (LFP) batarya hücrelerine uygulanan %30 oranındaki ilave gümrük vergisi, 31 Aralık 2026 tarihine kadar %0’a indirildi.

Düzenleme, batarya hücrelerinin enerji depolama projelerindeki en önemli maliyet kalemlerinden biri olması nedeniyle, yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek tedariklerde yatırım maliyetlerini doğrudan etkileyecek. Özellikle geliştirme, finansman ve tedarik süreçleri devam eden projeler açısından oluşan geçici maliyet avantajının, projelerin finansman ve tedarik süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor.

“Yatırım kararlarını hızlandırmasını bekliyoruz”

EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, enerji depolama sektörünün kapasite tahsisleri ve proje geliştirme süreçlerinin ardından yatırımların sahaya indiği bir döneme girdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin yıl sonuna kadar kaldırılması, özellikle tedarik ve yatırım planlaması devam eden projeler açısından maliyet avantajı sağlayacaktır. Batarya hücreleri, enerji depolama sistemlerinin maliyetli bileşenleri arasında yer aldığı için bu düzenlemenin yatırım kararlarını hızlandırmasını ve 2027 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanan projeleri desteklemesini bekliyoruz.”

Tutaşı, enerji depolama yatırımlarının uzun hazırlık ve uygulama süreçleri gerektirdiğine dikkat çekerek, bugün alınacak tedarik kararlarının gelecekte devreye girecek tesislerin maliyet yapısını belirlediğini vurguladı. Yıl sonuna kadar oluşan maliyet avantajının, yatırım hazırlıkları devam eden projeler için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Küresel tedarik penceresi

Düzenlemenin belirli bir süreyle sınırlı olmasının yatırımcıları tedarik, finansman ve lojistik planlarını hızlandırmaya yönelttiğini söyleyen Tutaşı, küresel batarya fiyatlarının gerilediği bir dönemde vergi yükünün de geçici olarak kalkmasının yılın ikinci yarısında sektörde ciddi bir hareketlilik yaratabileceğini belirtti. Çin’in batarya ürünlerine yönelik ihracat KDV iadesini yıl sonunda tamamen sonlandıracak olmasıyla birlikte, önümüzdeki birkaç ayın yalnızca fiyat avantajı açısından değil, yatırım kararları ve tedarik stratejilerinin şekillenmesi açısından da belirleyici olacağını söyledi.

“Aşırı stok performans kaybına yol açabilir”

Tutaşı, vergi avantajının ihtiyaçların üzerinde hücre ithalatı yaparak aşırı stok oluşturmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. İthalat miktarlarının gerçek üretim planları, kesinleşmiş siparişler ve proje takvimleriyle uyumlu belirlenmesinin önemine işaret ederek, batarya hücrelerinin raf ömrü olan hassas bileşenler olduğunu hatırlattı:

“Bu hücreler kullanılmasalar dahi zamana ve depolama koşullarına bağlı olarak yaşlanıyor. Üretim tarihi, stok ve taşıma koşulları; hücrenin kapasitesini, verimini, ömrünü ve güvenliğini doğrudan etkileyebiliyor. Dolayısıyla uygun koşullarda yönetilmeyen stoklar, kısa vadede sağlanan maliyet avantajını ilerleyen dönemde performans kaybı, garanti sorunu ve kalite riski olarak karşımıza çıkarabilir.”

Uzun vadeli hedef yerli üretim ekosistemi

Tutaşı, Türkiye’nin uzun vadeli hedefinin yalnızca daha uygun maliyetlerle batarya hücresi ithal etmek olmadığını, hücre üretiminden batarya yönetim sistemlerine, enerji yönetim yazılımlarından konteyner ve sistem entegrasyonu çözümlerine kadar bütüncül bir yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Geçici vergi avantajının, kısa vadede yatırımların önünü açarken sektöre ölçek, deneyim ve teknik yetkinlik kazandırarak ithalata dayalı yapıdan yüksek yerlilik oranına sahip sürdürülebilir bir batarya sanayisine geçişte önemli bir basamak oluşturacağını ifade etti.